Biliyorum ki yine uzun bir süre siteye bir şey yazmadım. “sen ne ciddiyetsiz bir adammışsın yahu, bir şeye başlıyorsan devamını getirsene be!!” şeklinde başlayan ve kantarlı sunturlu küfürlerle devamı gelen cümlelerin cümlesi kulağıma kadar geldi. Fakat ne çare ki bazen işte böyle olabiliyor. Açıklaması bu.
Tabii Filistin meselesi dolayısıyla da tadım tuzum kalmamıştı. Bu yarıyıl tatilinde kendime güzel bir kamp programı yapmıştım, dersler noktasındaki eksiğimi gediğimi kapattıktan sonra daha huzurlu ve sakin kafayla devam ederiz diyordum ama bu sefer de bizim yurdun Suriye’ye düzenlediği kültür gezisi çıktı. Çok harika bir gezi oldu, eğer şu tembelliğimi kırarsam onunla alakalı izlenimlerimi de yazacağım inşallah, çektiğim fotoğrafları da flickr’a koyacağım. Fakat benim kamp programı altüst olduğu için ortalık yine karıştı, her şey karman çorman oldu, aynı “abiler”de kaldığım zaman nöbetçi olduğum günlerdeki mutfağın haline döndü, şimdi işin neresinden başlayayım diye kara kara düşündüğüm yetmiyormuş gibi, bir de üstüne Prison Break’a başlamayayım mı?? Gecem gündüzüm birbirine karıştı, bir oturuşta 15 bölüm izliyorum, ne zamanki bünyem artık taşıyamıyor o zaman uyuyorum. Öyle de harika yapmışlar ki diziyi bırakamıyorum.
Ama şu diziyi bi hayırlısıyla bitireyim, okullar da başlasın, bir düzene gireyim, o zaman gerçek bir blog gibi kullanacağım bu siteyi. Hiç blog gibi de yazmıyormuşum, çok uzun yazıp çok da yoruma giriyormuşum. Valla doğru. En azından haftada bir kere yazayım, ama basit olsun kısa olsun değil mi? Evet evet. Neyse, yazmaktan keyif aldığım sürece yazmaya devam edeceğim. Bu da inşallah açıklama yapma gereği hissettiğim için yazdığım son yazı olur.